Anasayfam Yap
 Sık Kullanılanlara Ekle
 Tavsiye Et
 İrtibat
 Dini Sualleriniz İçin
Türkçe English


























           ”İnsan seveceği kimseyi iyi seçmeli, ona göre sevmeli...”

                  ”Kim olduğun değil, kiminle olduğun önemlidir...”
19 Mart 2010 
3 Rebî'ul Âhir 1431 



Huzur Pınarı İnternet Radyosu Yayında
HUZUR PINARI
KURULUŞ:

1 Muharrem 1424
4 Mart 2003

Diş Hekimi

Ali Zeki OSMANAĞAOĞLU

Yavuz Selim Cad. No:30
Fatih / İSTANBUL

(0212) 521 34 57




Cumanız Mübarek Olsun Efendim

İlimsiz din olmaz. Öğrenmek ve öğretmek dinimizin iki temel esasıdır.

Bir talebe dinini öğrenmek için, hatta dininden bir mesele öğrenmek için evinden çıksa, dinini öğreneceği zatın evine gidinceye kadar, (bu şerefli kul benim üstüme bassın diye), o yola melekler kanatlarını döşer. Bu iltifat, bu sevab, dinini öğrenmek için giden kişiye verilmektedir. Ya öğretmek için giderse,.. yani birine bir kitab verirse, veya kitab verilmesine sebeb olursa, yani birisi onun elinden dinini öğrenirse ona verilen sevab daha fazla olacaktır. Gökteki kuşlar, karadaki hayvanlar, denizdeki balıklar bunun için (afvet bu kulunu diye) istiğfar ederler. Bizim dinimizin iki esası vardır; biri öğrenmek diğeri öğretmekdir. Dinimizin en büyük düşmanı cehalettir. Onun için nerede ilim varsa din oradadır, nerede din varsa ilim oradadır. İlimsiz din olmaz. Onun için ilim öğrenmek çok büyük ibadettir çok büyük sevabtır.

Bir mümin gece yatmadan evvel biraz ilim tahsil etse, biraz kitab okusa, biraz ilim öğrense, sabaha kadar ibadet sevabı verilir. Mesela, birazda çocuğuna kitabı verip, yavrum oku da dinleyelim dese, o evdekilerin hepsi sabaha kadar ibadet sevabına kavuşurlar. Elden ayaktan düştüğümüz zaman, yani musalla taşına konulduğumuz zaman, ne namaz kalır, ne oruç kalır, ne ilim kalır, ne öğrenmek kalır... Kefenle birlikte defterler kapanır. Ancak sadakayı cariye dediğimiz, bizim sebebimizle bir hayırlı iş olmuşsa ne ala,.. Bir şeyler öğretmişsek, iyi bir evlat, iyi bir talebe, iyi bir hizmet eğer varsa, bunlar öldükten sonra da sevab yazdırmaya devam eder, asıl mesele budur... Yoksa ben ihtiyarlayınca, elden ayaktan düşünce kenarda varlıklarım olsun, yedek akcem olsun, kiralık evlerim olsun diye fâni bir dünya için yatırımı düşünen bir müslüman nasıl olur da öldükten sonrası için yatırımı düşünmez, buna akıl ermiyor. Ki o dünya yatırımlarına kavuşacağı da belli değildir. Müslüman akıllı tüccar gibi olmalıdır.

Herhangi bir insana bir iyilik etmek, gökten lamba olarak yere inse, bu iyilikten hasıl olan nur o kadar parlaktır ki; Güneş onun yanında çok sönük kalır. Hele bu hizmet ile bir insanın hidayetine sebeb olunursa kıymeti hiç ölçülemez.

Dünyaya düşkün olmayanlar, ahireti için yatırım yapanlar, ahir ömründe muhtac olmaz. Hizmetlerinin karşılığını dünyada da ahiretde de görürler. Çevresi onları unutmaz.

İnsanın parası arttıkça düşmanı artar, ilmi arttıkça dostu artar. Yönünü kabristana çeviren rahat eder, yönünü dünyaya ve insanlara çeviren herzaman sıkıntı çeker.

Hedefi, gayesi dünya olanın, ibâdetinde de, dünyasında da hayır kalmaz. Her dakika hüsrândadır. Kavuşmak istediği dünya, her kavuşdukça önünde tekrar bir serap gibi uzağa gider. Dünyâ bir gölgedir, hiç kimse bu gölgeye yetişememişdir. Kavuşmak mümkün değildir, eğer dünyâdan yüz çevirirsek, ışığa dönersek, gölge arkamızdan gelecekdir. Biz kaçtıkça o da koşacakdır. Ama bize yetişemeyecekdir.

Yönünü ışığa dönen, karanlığı gölgeyi arkada bırakır, işlerini aydınlıkta yapar.. gizlisi saklısı olmaz, içi dışı aynıdır, aydınlıkta olduğundan hep hayırlı işler yapar, karanlık işler yapamaz.. Yönünü karanlığa dönüp, ışığa arkasını veren, karanlığa doğru yol alır, aydınlıktan uzaklaşır, karanlık işler yapar, işleri karışıktır, güven olmaz.. gölgesine doğru yürüdüğünden gölgeyede yetişemez. Akıllı olan aydınlığa döner, Işığa yönünü döner.. Yönünü karanlığa dönen, dünyaya dönen, insanlarla çarpışır, kavga eder. Yönünü ahirete dönen, Işığa dönen ise, insanlar onun gibi olmak için yarışır. Çünki insanların elindekinde onun gözü yoktur, onu herkes sever. Böyle olan insan dünyada ve ahiretde rahat eder.

Dünya ve ahiretde huzur ve saadet isteyen Peygamber efendimizi (sallallahü aleyhi vesellem) sevmeli, O'nun sevdiklerini sevip, sevmediklerini sevmemeli, O'na uymalı ve O'nun ve eshabının yolundan gitmelidir. O'nun vârislerinin kıymetini de iyi bilmelidir.

Allahü tealaya emanet olunuz efendim.

Huzurpınarı ailesinin muhterem üyelerinin, Cuma gününü tebrik ederiz, müstecâb dualarınızı istirham ederiz efendim.

Ali Zeki Osmanağaoğlu

Gizlendi güneş artık, oldu her taraf zındân,
görmek istiyor gözüm, durmadan, yorulmadan,
nerde o Işık gelsin! Hiç olmazsa ırakdan,
aydınlatsın çehremi, bakışlariyle bir an,

Ne olurdu yâ Rabbî! Onu hep görebilsem,
gönlüme sürûr veren, sözlerini duyabilsem,
gözlerine bakmağa, yine doydum diyemem,
o hüsn-i cemâlini, bir milyon kerre görsem,

Nice zulmetleri hep, aydınlatdı bu Işık,
rûhlara hayât veren, şuâ’ları ne de şık,
Düşdüm zulmete, nerde aradığım bu Işık?
imdâdıma gel artık, yolum karmakarışık.

Kalbim râhatlıyor pek, sizi her ân andıkça,
bakışların gel diyor, hayâlin canlandıkça.
O eski hâtıralar, göz önüne geldikçe,
diyorum gelsin artık, nerde kaldı bu Işık?

(Huzur Pınarı Mail Grubu)

    

Huzur Damlaları - 392

Ebû Bekr-i Sıddîk “radıyallahü anh” hazretleri buyurdular ki;

Kendinizi iyi tanıyın, sadece kendi noksanlarınızla meşgul olun.Yardım istenilecek tek kudret sahibi Allahü teâlâdır. O’nun dışında hiçbir güç, ne yapabilir, ne bozabilir.

Ömrünü faydasız, boş şeylerle geçiren, tarlaya tohum ekme vaktini kaçırmış olur. Vaktinde tohum ekmeyen ise, hasat zamanında pişman olur.

Ne söyleyeceğine ve ne zaman söyleyeceğine dikkat et!

Ey insanlar! Allah’tan af ve afiyet isteyiniz. Çünkü mü’mine, İslâm’dan sonra af ve afiyetten daha hayırlı bir şey verilmemiştir.

Hazret-i Ömer’e "radıyallahü anh" şöyle tavsiye buyurdu:

“Hak ağırdır. Ağır olduğu kadar da acıdır. Ve aynı zamanda faydalıdır. Bâtıl ise hafif ve aynı zamanda belâlı ve zararlıdır. Eğer tavsiyeme uyarsan, henüz erişemediğin ve mutlak surette sana ulaşacak olan ölümden sevimli bir şey senin için olamaz. Vasiyetime uymazsan da gaybda olan ölümden daha çok buğz ettiğin bir şey olmaz. Halbuki onu önlemeğe gücün yetmez.” (Huzur Pınarı Mail Grubu)

    

KÂR NE ZAMAN?

Hazret-i Ömer, Musul'a bir vali tayin eder. Bir süre sonra; "Musul'daki bütün fakirlerin listesini bana gönder!" diye haber gönderir. Vali de, en başa kendi ismini yazıp listeyi gönderir. Hazret-i Ömer şaşırır. İki kişi görevlendirip; "Valimin yaşayışını öğrenin!" der. Onlar gelip; "Musul'u gezdik. Validen daha fakir kimseyi bulamadık. Ekmeği suya batırıp katıksız yiyor." derler. Hazret-i Ömer, bütün fakir fukarayı doyurur, 1000 altın da valiye gönderir. Vali, altınları hanımının önüne döküp der ki:

- Hazret-i Ömer bunları gönderdi, ne yapacaksan yap!

- Şu on taneye, hemen pazardan şunları şunları al, gel!

- Kalan ne olacak?

- Lâzım oldukça kullanırız.

- İzin ver, bir iş ortağı bulayım, parayı işletsin. Hem altınlar kalır, hem kâr getirir.

Hanımı kabul eder. 10 altınla hanımın istediklerini alıp, kalanları, fakir fukaraya dağıtır. Eve gelince hanımı sorar:

- Ne yaptın?

- Altınları ortağa verdim.

- Çok iyi. Kâr ne zaman?

- Ayın başında.

Ayın başında, hanım sorar:

-Kâr nerede?

-Daha ölmedik, ölseydik Cenâb-ı Hak verecekti. Ben altınları fakirlere dağıttım; çünkü Rabbimden daha iyi ortak bulamadım. Hepsi beni kandırıyordu; ama Rabbim kandırmaz. Bire 700 verir, 7 000 verir; ama tam verir.

Epey kavga gürültüden sonra kadın; "Bugüne kadar çektiğimiz yetmiyormuş gibi, bir de altınları fakirlere vermişsin. Biraz yüzümüz gülecekti, yine fakir kaldık." diye kocasını evinden kovar. Vali, yatmak için bir arkadaşının evine gider. Birkaç gün geçtikten sonra, hanımlar valinin hanımına gelip; "Sen yanlış yaptın. Adamcağız kendi evinden de oldu." derler. Kadını yumuşatırlar. Sonunda barışırlar. Vali eve gelir. Hanımı der ki:

- Halife bir daha gönderirse ne yaparsın?

- Aynısını yaparım. Eğer benim gördüklerimi görseydin, benden önce dağıtırdın.

- Ne görüyorsun?

- Sevindirdiğim her bir fakir için, Allahü teâlâ gökten bir nur indiriyor, o nur güneşi karartıyor. O nurları gördükten sonra, mümkün olsa, daha fazlasını veririm. (Huzur Pınarı Mail Grubu)

    

NAMÂZ KİTÂBI

Bu kitâb dokuz bölümden meydana gelmektedir. Ehl-i sünnet i'tikâdı, namaz, abdest, gusl, teyemmüm, oruç, hac ve zekât bilgileri anlatılmaktadır. Namâz kitâbının sonunda, namâzın içinde ve dışında okunacak sûreler ve duâlar yer almaktadır.

Îmân etdikden sonra en mühim emir namâzdır. Beş vakt namâz kılmak, her müslimâna farz-ı ayndır. Kılmamak büyük günâhdır. Namâzı tam ve doğru olarak kılabilmek için, önce namâz bilgilerini öğrenmek lâzımdır. Bu kitâbımızda, dînimizde bildirilen namâz bilgilerini kısa ve öz olarak bildirmeği fâideli gördük. Birçok İslâm âliminin kitâbından istifâde ederek hâzırladığımız bu namâz bilgilerini, her müslimân mutlaka öğrenmeli ve çocuklarına da öğretmelidir.

Allahü teâlâ hepimizi, doğru îmân etdikden sonra, namâzı doğru öğrenen ve kılan, hayrlı işleri yapan kullarından eylesin!

      

MEVLÂNÂ HÂLİD-İ BAĞDÂDÎ
"KUDDİSE SİRRUH"

On sekizinci yüzyılın sonu ve on dokuzuncu yüzyılın başında Irak ve Şam'da yetişmiş büyük velîlerdendir. İnsanlara hak yolu göstererek hakîki saâdete, kurtuluşa kavuşturan ve Silsile-i aliyye adı verilen âlimler ve velîler zincirinin yirmi dokuzuncusudur. Asrının müceddidi idi. Ömrünü İslâmiyeti öğrenmek ve öğretmekle geçiren Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri pekçok talebe yetiştirip, İslâm memleketlerine gönderdi. Bu zâtlar, İslâm memleketlerine gidip İslâmiyetin emir ve yasaklarını anlattılar. İnsanlar bu zâtların vesîle olmasıyla dünyâ ve âhiret saâdetine kavuştular. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri, ayrıca çeşitli ilimlerde birçok eserler de neşretti.



HuseyinHilmiIsik.com
Hayatı Hakkında
Yayınlanan Mailler
Abdulhakim-i Arvasi
Hazretleri
Şiirler
Kabir Resimleri
Eserleri
Silsile-i Aliyye
Büyükleri (Video)

Sual: Hüseyin Hilmi Işık Hazretleri hakkında bilgi verir misiniz?

Cevap:
Sesli cevabı dinlemek için tıklayınız


Üye Ol
Mail Grubumuz
Hakkında
Huzur Pınarı
Yahoo Group
Huzur Pınarı
Google Group
Yayınlanan Mail Arşivi
(Yahoo Groups)
Yayınlanan Mail Arşivi
(Tamamı PDF olarak)

Huzur Pınarı
Hakkında
Çocuklar için:
CocukPinari.com
Sitemiz Anasayfa
Yazıları Arşivi
Sitemize Reklam
Vermek İster misiniz?
Sitemizi Arkadaşınıza
Tavsiye Edin
Bügünkü Günlük
Yazıları Yazdır
Bügünkü Yazıları
Arkadaşına Gönder








Caliyet-ül Ekdar
(Sesli)




Caliyet-ül Ekdar
(Arabî orijinali, PDF)




Namaz Vakitleri



Kur'ân-ı kerîm okumak ve dinlemek için tıklayınız




Kuran-ı Kerim öğreniyorum
(Sesli Elifba)




Kuran-ı Kerim Tefsiri




Türkiye Takvimi




Dünya Şehirleri için
Namaz Vakitleri




İNSAN ve TOPLUM
(Sohbet, Gönül Bahçesi, Hikmetler, Menkıbeler)
DİZİ YAZILAR
(İz Bırakanlar, İstikamet, Meşhuların Son Sözleri, Gönül Pınarı)




Tam İlmihâl
Se'âdet-i Ebediyye (mp3)




Namaz sureleri ve duaları
(Yazılı ve sesli)






TGRT FM
Yayın arşivi






Sesli Yayınlar
(Sevgili Peygamberim
Rehber İnsanlar Serisi
Tarih Serisi, Çocuk Serisi
Alo Bilgi 1-12
Mehter Marşları)



Sitemizdeki bilgiler orjinaline sadık kalmak ve kaynak göstermek şartıyla kopyalanabilir.  Tavsiye Et
 İrtibat