|
|
|
|
|
|
|

SEVGİLİ PEYGAMBERİM
Peygamberliği ve Dâveti- 17
Yine bir gün Allahü teâlânın; “Sana emrolunan şeyi (emir ve yasakları) açıkla” emrine uyarak, tekrar Safâ tepesine çıktı. Yüksek ve gür bir sesle; “Yâ sabâhâh! Buraya geliniz, toplanınız, size mühim bir haberim var” diye seslendi. Bu dâvet üzerine, kabileler koşarak toplandılar. Hayret ve merak içinde beklemeye başladılar. Gelmeyenler adamlarını göndererek, niçin toplanıldığını öğrenmek istediler. Gelenlerden bir grup; “Ey Muhammedülemîn! Bizi buraya niçin topladın, neyi haber vereceksin?” diye sormaya başladılar. O da, “Ey Kureyş kabileleri!” hitâbıyla konuşmaya başladı. Herkes büyük bir dikkatle dinliyordu. “Benimle sizin hâliniz, düşmanı görünce, âilesine haber vermek üzere koşan ve düşmanın kendisinden önce ailesine ulaşıp, zarar vermesinden korkarak; yâ sabâhâh (düşman tarafından kuşatıldık, sarıldık! Sabah vakti gelip çattı. Hemen çarpışmaya hazırlanın) diye haykıran bir kimsenin hâline benzer. Ey Kureyş topluluğu! Ben size, şu dağın ardında bir düşman ordusu var üzerinize hücum etmek üzeredir desem, bana inanırmısınız?” buyurdular. Onlar; “Evet inanırız. Çünkü, sende şimdiye kadar doğruluktan başka bir şeye şâhid olmadık. Senin yalan söylediğini hiç görmedik!...” dediler.
Bunun üzerine bütün Kureyş kabîlelerinin ismini; “Ey Hâşim oğulları! Ey Abd-i Menâf oğulları! Ey Abdülmuttalib oğulları! (şeklinde sayarak:) Ben size geleceği muhakkak olan şiddetli azâbın bildiricisiyim. Allahü teâlâ bana, en yakın akrabalarımı âhiret azâbı ile korkutmamı emretti. Sizi, Lâ ilâhe illallahü vahdehû la şerîkeleh (Allah birdir, O’ndan başka ilâh yoktur) diyerek îmân etmeye dâvet ediyorum. Ben de O’nun kulu ve resûlüyüm. Eğer buna îmân ederseniz, Cennet’e gideceksiniz. Siz, “Lâ ilâhe illallah” demedikçe, ben size ne dünyâda bir fayda, ne de âhirette bir nasîb sağlayabilirim?” buyurdu, Dinleyen kabileler arasından, Ebû Leheb “Bizi bunun için mi topladın?” diyerek, yerden aldığı taşı sevgili Peygamberimize fırlattı. Diğerlerinden böyle bir muhalefet gelmedi, aralarında konuşarak dağıldılar.
-devamı var-
(Huzur Pınarı Mail Grubu)
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|

HERKESE LÂZIM OLAN ÎMÂN - 4
ÖNSÖZ - 4
Kitâbımızda, âyet-i kerîmelerin ma'nâlarını yazarken, (Meâlen buyuruldu) denilmekdedir. (Meâlen) demek, (tefsîr âlimlerinin bildirdiklerine göre) demekdir. Çünki, âyet-i kerîmelerin ma'nâlarını, yalnız Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem" anlamış ve Eshâbına bildirmişdir. Tefsîr âlimleri, bu hadîs-i şerîfleri münâfıkların ve zındıkların, ya'nî mezhebsiz din adamlarının uydurdukları hadîslerden ayırmışlar, bulamadıkları hadîs-i şerîfler için, tefsîr ilmine uyarak, âyet-i kerîmelere kendileri ma'nâ vermişlerdir. Arabca bilen, fakat tefsîr ilminden haberi olmayan din câhillerinin anladıklarına (Kur'ân tefsîri) denilmez. Bunun için, hadîs-i şerîfde, (Kur'ân-ı kerîme kendi anladığına göre ma'nâ veren, kâfir olur) buyuruldu.
Allahü teâlâ, hepimizi, Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiği doğru yolda bulundursun! İslâm câhillerinin ve büyük islâm âlimi gibi ismler taşıyan mezhebsizlerin, münâfıkların yaldızlı, sinsi yalanlarına aldanmakdan korusun! Âmîn.
Hakîkat Kitâbevinin neşr etdiği bütün kitâblar, her dilde olarak Internet vâsıtası ile bütün dünyâya yayılmakdadır.
Her mü'min, nefsini tezkiye için, ya'nî yaratılışında bulunan câhillikden ve günâhlardan temizlenmek için, her zamân (Lâ ilâhe illallah) okumalı ve kalbini tasfiye için, ya'nî nefsinden ve şeytândan ve kötü arkadaşlardan ve zararlı, bozuk kitâblardan gelmiş olan, küfr ve günâhlardan kurtulmak için, (Estagfirullah) okumalıdır. İslâmiyyete uyanın ve günâhlarına tevbe edenin düâları kabûl olur. Namâz kılmıyanın, açık kadınlara ve avret yeri açık olanlara bakanın, harâm yiyip içenin, islâmiyyete uymadığı anlaşılır. Bunun düâları kabûl olmaz.
-devamı var-
(Huzur Pınarı Mail Grubu)
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|

Herkesi razı edemezsin
Lokmân-ı Hakîm, oğluna bir nasihatinde şöyle dedi:
“Oğlum! Halkın isteğine, onların övme veya kınamalarına bakarak hareket etme; çünkü insan oğlunu razı etmek için her ne kadar uğraşsan yine onları hoşnut edemezsin”.
Bunları söyledikten sonra şu misali verdi:
“Bir adam, oğlu ve merkebiyle birlikte evden dışarı çıktılar. Babası merkebe bindi, oğlu da onun ardından yaya olarak yürüyordu. Bir yerden geçerken orada toplanmış bir grup insanlar kendi aralarında, onların hakkında şöyle dediler: “Bu şefkatsiz babaya bakınız; kendisi merkebe binmiş, çocuğunu ise kendi peşinden salarak yaya olarak götürüp gidiyor. Bu adamın hareketi ne kadar da çirkin bir harekettir!”
Adam şöyle dedi:
“Bunların sözlerini duydun mu? Şimdi de sen merkebe bin ben yaya olarak senin arkandan geleyim.” Oğlu babasının sözü üzerine merkebe bindi, baba da yaya olarak onunla hareket etti. Yine diğer bir grupla karşılaştılar. Onlar da şöyle dediler:
“Bu oğlan ne kadar edepsiz! Kendisi merkebe binmiş, baba da yaya olarak onun ardınca gidiyor”
Adam oğluna;
“Bunların da sözlerini duydun mu? Gel, şimdi de her ikimiz eşeğe binelim” Her ikisi merkebe binip hareket ettiler. Az sonra, diğer bir grupla karşılaştılar. Onlar da kendi aralarında şöyle dediler:
“Bu iki şahısın kalbinde merhamet diye bir şey yoktur; her ikisi bu hayvana binmişler, zavallı hayvanın bunların ağırlığından beli kırılıyor; eğer biri binip diğeri yayan gitseydi iyi olurdu” Adam oğluna dönerek; “Duydun mu?” dedi. Oğlu da; “Evet, duydum” dedi.
Adam:
“Şimdi hiç birimiz hayvana binmeden onunla yaya olarak gidelim” dedi. Bu karar üzere, merkebi öne salıp kendileri de onun peşinden yürümeye başladılar. Onları görenler:
“Ne akılsız insanlar var, hayvan boş giderken kendileri yayan yürüyorlar” dediler. Lokmân-ı Hakîm, oğluna şöyle dedi:
“İşte görüyorsun, insanları razı etmek mümkün değildir. Binaenaleyh ümidini, halkın hepsini razı etmekten kes ve Allah’ın rızasını kazanmak peşinde ol; çünkü dünya ve ahiret seadeti bundadır.”
(Huzur Pınarı Mail Grubu)
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|

HERKESE LÂZIM OLAN ÎMÂN
(Herkese Lâzım Olan Îmân) kitâbı dört kısımdan meydâna gelmiştir:
I. kısım; Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin (İ’tikâdnâme) kitâbının tercemesidir. (Hadîs-i Cibrîl) adı verilen; islâmın beş şartını ve îmânın altı şartını anlatan bir hadîs-i şerîfin açıklamasıdır. Ayrıca Şerefüddîn Yahyâ Münîrinin iki mektûbu, Allahü teâlâ vardır, birdir, konuları vardır.
II. kısım; (Müslimânlık ve Hıristiyanlık) kitâbıdır. Burada Peygamberler, kitâblar, dinler, (Yehûdîlik, hıristiyanlık ve islâmiyyet) hakkında bilgi verilmekde, Hakîkî bir müslimân olmanın şartları açıklanmakda, müslimânlığa hayran olanların sözleri ile, (42) tane başka din mensûbu iken islâmiyyeti seçen zâtların hayâtları anlatılmakdadır.
III. kısım; (Kur’ân-ı Kerîm ve Bugünkü Tevrât ve İncîller) kitâbıdır. Burada, bugünkü Tevrât ve İncîller hakkında bilgi verilmekde, Kitâb-ı Mukaddesdeki hatâlar îzâh edilmekde, Kur’ân-ı Kerîmin son ve değişmiyen kitâb olduğu ilmî olarak anlatılmakdadır. Ayrıca Muhammed aleyhisselâmın mu’cîzeleri, fazîletleri, güzel ahlâk ve âdetleri anlatılmakdadır.
IV. kısım; (İslâm Dîni ve Diğer Dinler) kitâbıdır. Burada islâm dîninin vahşet dîni olmadığı, hakîkî müslimânın câhil olmadığı, ilkel dinler, semâvî dinler, islâmiyyetde felsefe olamıyacağı konuları açıklanmakdadır.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|

SEYYİD ABDÜLHAKÎM-İ ARVÂSÎ
"KUDDİSE SİRRUH"
Seyyid Abdülhakîm Efendi “kuddise sirruh”, dört mezhebin inceliklerine, evliyâlığın yüksekliklerine vâkıf idi. Üniversite mensupları, fen ve devlet adamları, çözülemez sandıkları güç bilgileri sormaya gelir, sohbetinde, dersinde bir saat kadar oturunca, cevâbını alır, sormaya lüzum kalmadan, o bilgi ile doymuş olarak geri dönerdi. Teveccühünü, sevgisini kazananlar, sayısız kerâmetler görürdü. Çok mütevâzi, pek alçak gönüllü idi. Ben dediği hiç işitilmemişti. İslâm âlimlerinin adı geçtiği zaman, (Bizler o büyüklerin yanında hâzır olsak sorulmayız, gâib olsak aranmayız. Bizler o büyüklerin yazılarını anlayamayız. Ancak bereketlenmek için okuruz.) buyururdu. Halbuki kendisi bu bilgilerin mütehassısı idi.
|
|
|
|
|
|
|

Caliyet-ül Ekdar (Sesli)
Caliyet-ül Ekdar (Arabî orijinali, PDF)

 Kur'ân-ı kerîm okumak ve dinlemek için tıklayınız

 Kuran-ı Kerim öğreniyorum (Sesli Elifba)

 Kuran-ı Kerim Tefsiri

 Türkiye Takvimi

 Dünya Şehirleri için Namaz Vakitleri

 İNSAN ve TOPLUM (Sohbet, Gönül Bahçesi, Hikmetler, Menkıbeler) DİZİ YAZILAR (İz Bırakanlar, İstikamet, Meşhuların Son Sözleri, Gönül Pınarı)

 Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye (mp3)

 Namaz sureleri ve duaları (Yazılı ve sesli)


 TGRT FM Yayın arşivi
 

 Sesli Yayınlar
(Sevgili Peygamberim Rehber İnsanlar Serisi Tarih Serisi, Çocuk Serisi Alo Bilgi 1-12 Mehter Marşları)
|