Anasayfam Yap
 Sık Kullanılanlara Ekle
 Tavsiye Et
 İrtibat
 Dini Sualleriniz İçin
Türkçe English


 



HUZUR PINARI
KURULUŞ:

1 Muharrem 1424
4 Mart 2003


Diş Hekimi

Ali Zeki OSMANAĞAOĞLU

Yavuz Selim Cad. No:30
Fatih / İSTANBUL

(0212) 521 34 57









           ”İnsan seveceği kimseyi iyi seçmeli, ona göre sevmeli...”

                  ”Kim olduğun değil, kiminle olduğun önemlidir...”
3 Temmuz 2009 
10 Receb 1430 



Huzur Pınarı İnternet Radyosu Yayında

Cumanız Mübarek Olsun Efendim

Doğruyu doğru, eğriyi eğri bilmek, kimin sevilip, kimin sevilmeyeceğini bilmek, dünyada en zor ve en mühim meseledir.

Dünyada en mühim şey; kimi seveceksin, kimi sevmeyeceksin; hangisi iyi, hangisi kötü,.. bunu ayırabilmektir. İnsan, bunu kendisi ayıramaz. Onun için, Cenab-ı Peygamber efendimiz ‘aleyhisselatü vesselam’ bile dua ediyorlar: “Allahümme erinel hakkı hakkan ve erinel bâtılı bâtılan”. “Ya rabbi, bana doğruyu doğru, eğriyi eğri bildir” diye dua ediyorlar. Bir insan kötüye iyi diye sarılırsa, kötüyle beraber haşr olur. İyiye düşman olursa Allahın gazabına uğrar. Yanlışa doğru diye sarılırsa, mahvolur. Doğruya yanlış diye saldırırsa dünyasınıda ahretinide yıkar, helak olur. Onun için doğruyu doğru bilmek, eğriyi eğri bilmek, kimin sevilip, kimin sevilmeyeceğini bilmek dünyada en zor ve en mühim meseledir.

Bir büyük zata hep hocanızdan bahs ediyorsunuz, hocanız size ne öğretti, demişler. Buyurmuşki; Bana hocam bir şey öğretti, o bana yeter. Bu sevilir, bu sevilmez. Bana bunu öğretti. İrşad demek, bu iyi bu kötü’yü söyleyebilmektir. İnsan bunu anlayamaz. İnsan bunu aklıyla, ilmiyle, irfanıyla ayıramaz. Yani, bu Rabbimin sevdiğidir, bu nefsimin sevdiğidir diye insan kendisi ayıramaz… ancak bir mürşid-i kamilin öğretmesiyle mümkündür..

Abdülhakim efendi hazretleri buyurmuşlar ki; İmam-ı Gazali hazretlerinin İhya-ul Ulum kitabını, bir yahudi muhabbetle sayfalarını çevirse, Cenab-ı Hak son sayfasında imana gelmek nasip eder. Muhabbetten dolayı!.. Eğer bir mü’min, bir kafirin, kitabını sayfalarını muhabbetle çevirirse, son sayfada küfre girme ihtimali vardır. Çünki insanları Allahü tealaya bağlayan, muhabbettir. Bir insan sevgisini bir kafire bağlarsa ondan etkilenir. Herkes sevdiğiyle beraber haşr olunacaktır. Dolayısıyla, sevgiye çok dikkat etmelidir. Hazreti Ömer ‘radıyallahü anh’ Basra valisine, mektup yazmış, o yanındaki kafirin işine son ver demiş. Ya Emirel mü’minin, her işimi o yapıyor. Elim, ayağım o! İşi, ticareti bilen o, demiş. Bir daha söylemem, o kafirin işine son ver, ölseydi ne yapacaktın? Bir müslüman koy, buyurmuş. Çünki kafiri taktir edersin, küfre girersin. Ne kabiliyetli adam dersin, mahv olur gidersin. Sevgi çok zordur. Çünki hadis-i şerif var, Cenab-ı Peygamber buyuruyor ki; Kim kimi severse, ahirette onunla beraber olacaktır. Bir muhabbet beslerse, ahretde de beraber olur. Çünki daima kötüler iyileri götürür. Çok tehlikelidir.

İmam-ı Ali Rıza hazretlerine birisi bir mektup yazmış. Efendim bazı suallerim var, hem sormak hem de sizden istifade etmek istiyorum, demiş. Mübarek hemen katırını göndermiş. Çünki hadis-i kutside buyuruluyor ki; Ey Habibim, eğer birisi sana derse ki, ben dinimden bir şey soracağım, sen ona hizmetçi ol. Dolayısıyla, koskoca imam, katırını göndermiş, kapıda karşılamış. Niye? Dinime ait bir şeyler soracak diye. Çünki Cenab-ı Hak, Cenab-ı Peygambere, hizmetçi ol, diyor. Hadis-i kudsi bu. Yemeğini kendi hazırlamış, önüne koymuş. Soru cevap, soru cevap… sonra mübarek kendi yatağını vermiş istirahat etsin diye. Gel gör, adam ben ne imişim! katırını gönderdi, kapıda karşıladı, yemeğini, yatağını verdi. Ben ne imişim derken, İmam-ı Ali Rıza hazretleri, gelmiş. Sen hiçbir şey değilsin. Bizim bu sana yaptığımız, dinimizin icabıdır, misafirperverliğimizdendir. Yoksa senin bir halt olduğundan değildir buyurmuş. Dolayısıyla, Allahü teala Kur’an-ı kerimde buyuruyor ki; Allah indinde derecesi, etiketi, makamı en yüksek olan, Allahtan korkandır. Korkanın alameti, hem namaz kılmaktır hem de Allahın kullarına namazı, yani İslamiyeti yaymaktır. Yoksa, dine hizmet etmeyenin akıbeti, mutlaka hezimettir. Çünki bir farzı yapmamıştır. Bu dinde iki farz, her mü’mine farzdır. Öğrenmek ve öğretmek. Eğer bir yerde Allahü tealanın dinine hizmet varsa, o hizmete iştirak etmek, her mü’minin üzerine farzdır. Bu da üç şekilde olur. Ya bedenen, ya malen, ya da dua ile. Ya rabbi, ben bir şey yapamıyorum, acizim, garibim. Ya rabbi, şu hizmet edenleri muvaffak et, dese, o bile dahil olur.

Allahü teala insanda iki nesne yaratmıştır; Nefs ve ruh. Ruh, can demektir. Can, kalp demektir. Bunların her ikisinin sevdikleri zıttır. Mesela nesf, Allahın düşmanıdır. Namaz kılacağın zaman, kılma şu namazı diye debelenir. Ruh namaz kıldığın zaman, rahatlar. Büyüklerin sohbeti ruhun hoşuna gider, nefs, çırpınan kuş gibi kaçmak ister. Kitap okuyunca ruh sevincinden uçar, nefs, sıkılır. Cenab-ı Hak nefse cennete ait nesneleri sevmemek, ruha da cehenneme gidecekleri sevmemek hilkatini vermiştir. Ahirette kiminle beraber olmak istiyorsan, dünyada onunla beraber ol. Siz, sevgi dairesi içinden çıkamazsınız. Sevgi olduktan sonra, mesafe mühim değildir. Netice: O aşk, o muhabbet olmasaydı, bu kainat yaratılmazdı. Cenab-ı Peygamber ‘aleyhisselatü vesselam’ miraç gecesi ya rabbi, ümmetim ne olacak dedi. Peygamberin ümetine olan sevgisi, anne-babanın çocuklarına olan muhabbetinden çok çok daha fazladır. Peygamberimizin ümmetine olan sevgisini nereden anlayacağız? Peygamberimiz ‘sallallahü aleyhi ve sellem’ her defasında ümmetim dedi. Miraçta Cenab-ı Hakkın huzuruna kavuştu, ya rabbi, ümmetim ne oldu, dedi. Allahü teala, Ben sana âşıkım, madem bu kadar çok istiyorsun, onlara da namazı farz kıldım. Onlar namaz kıldığı zaman, senin yaptığın miracı yapmış olacaklar ve bütün gök ehlinin sevabını onlara vereceğim buyurdu. Bütün gök ehlinin, bütün meleklerin yaptığı ibadetin sevabı sana veriliyor! Abdülhakim efendi Hazretleri buyurmuşlar ki; Eğer benim üzerimden bir vakit namaz geçecekse Allah bin kere canımı alsın. Bir talebesi ev taşırken, eşya çalınmasın diye bir vakit namazını geçirince, buyurmuşlar ki; Keşke malların hepsi çalınsaydı da bir vakit namazın geçmeseydi. Onun için büyüklerimiz buyuruyorki: "namaz var hayat var, namaz yok hayat yok". Onun için havada karada denizde hiçbir mazaret ileri sürülmeksizin, dinimizin gösterdiği kolaylıkları da kullanarak namazlarımızı kılmamız lazım. Çünkü İslamiyetin tamamı namaz içerisinde toplanmıştır. Zaten namaz müminin miracıdır. Peygamber efendimizin de miracda çok arzu ettiği, Allahü tealaya kavuşmuş olmanın zevki ve sevinçliliği ümmetinin de yaşamasını istediği için Allahü teala ona olan sevgisinden dolayı müminlere namazı emretti ki madem öyle diyorsun ümmetin de gelsin miracını yapsın, namazını kılsın....

Büyüklerimiz buyuruyorlar ki; Ben kitaplarımın satırları arasındayım. Benimle konuşmak isteyen, benimle irtibata geçmek isteyen kitapları okusun.

Dünya ve ahiretde huzur ve saadet isteyen Peygamber efendimizi (sallallahü aleyhi vesellem) sevmeli, O'nun sevdiklerini sevip, sevmediklerini sevmemeli, O'na uymalı ve O'nun ve eshabının yolundan gitmelidir. O'nun vârislerinin kıymetini iyi bilmelidir.

Allahü tealaya emanet olunuz efendim.

Huzurpınarı ailesinin muhterem üyelerinin, Cuma gününü tebrik ederiz, müstecâb dualarınızı istirham ederiz efendim.

Ali Zeki Osmanağaoğlu

Bir zamanlar Ehli Sünnetin Şerefli bayrağını
Hiç yılmadan samimiyetle azimle taşıyan

Anadolu'yu saran sinsi küfür kancalarını
Müminlerin kalplerinden bir bir söküp atan

Seyyid Abdulhakimdi o en nurlu soydandı
Müminlere hakiki dost kafirlere düşmandı

Mütevaziydi,konuşmazdı hiç kendi aklından
Ben dediği işitilmedi naklederdi her zaman

Öyle bir veliydi ki o secdeye vardığı an
Nurlar saçılırdı arşa Kaşgari Dergahından

Bugün her kim sahipse ilim amel ihlasa
Ve kimin kalbinde bu yola muhabbet varsa

Borçludur onun orada yaptığı büyük irşada
Borçludur nurlu dergahında yetişen aşıklara

O halde; evde ,işte sohbette dualarımızda
Rahmetle analım daima Seyyid Abdulhakimi

Ve onu bize tanıtan , dünyayı nurladıran
Ehli Sünneti cihana yayan, mürşidimizi
Kutbi İrşad Hüseyin bin Said İstanbuli'yi

(Huzur Pınarı Mail Grubu)

    

Kadının yanında kocasının ayrı bir yeri vardır

Uhud harbi müslümanlar için çetin geçmişti. Hamza (radıyallahü anh), Medine’nin ilk Kur’an-ı Kerim muallimi Mus’ab bin Ümeyr (radıyallahü anh) gibi nice sahâbîler şehid düşmüşlerdi. O gün Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) efendimizin şehid edildiği şâyiası da çıkmıştı. Bu haber Medine’ye ulaşınca, hanım sahâbîler cepheye koştular. Hamne binti Cahş (radıyallahü anhâ) da bunlar arasındaydı. Hamza onun dayısı, Abdullah İbni Cahş kardeşi, Mus’ab bin Ümeyr de kocası idi. (radıyallahü anhüm) Müslüman hanımlar Uhud’a doğru yaklaşınca Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) efendimiz hakkında duyduklarının yanlış olduğunu öğrendiler. Onun sağ sâlim olduğuna çok sevindiler. Merak içinde savaşa katılan yakınlarını sordular. Fakat eshâb-ı kiramdan kimse cevap vermek istemiyordu. Sadece Resûl-i Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) efendimiz soruları cevaplıyordu. Sıra Hamne binti Cahş (radıyallahü anhâ)’ya gelmişti. Resûlullah efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) onu görünce hüzünlü bir şekilde onu karşıladı. Kocası, kardeşi ve dayısı şehid olmuşlardı. Rahmet ve şefkat Peygamberi Efendimiz kederli bir şekilde ona doğru yöneldi ve:

“Ey Hamne! Sabret ve Allahü teâlâ’dan sevap bekle!” buyurdu. O da:

“Kimin için sabredeyim ya Resûlallah!” dedi. Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem:

“Dayın Hamza için.” buyurdu.

Hamne (radıyallahü anhâ) derin bir tevekkülle: “İnna lillâh ve innâ ileyhi râciûn” dedi. İki cihan güneşi "sallallahü aleyhi ve sellem" Efendimiz tekrar:

“Ey Hamne! Sabret ve Allahü teâlâ’dan sevabını bekle!” buyurdu. O da: “Kimin için Ya Resûlallah!” diye sordu. Efendimiz:

“Kardeşin Abdullah İbni Cahş için.” buyurdu. Hamne (radıyallahü anhâ) yine sabır ve metânet içerisinde, “İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn” dedi. Fahr-i Kâinat (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimiz üçüncü kere:

“Ey Hamne! Sabret ve mükâfatını Allahü teâlâ’dan bekle!” buyurdu. O da:

“Kim için ya Resûlallah!” diye sordu. Efendimiz derin bir hüzün içerisinde:

“Kocan Mus’ab İbni Umeyr için.” buyurdu. Sevgili beyinin ismi geçince Hamne (radıyallahü anhâ)’nin hâli birden değişiverdi ve: “Vay benim başıma gelenlere!” diyerek ağlamağa başladı. Yetim kalan çocuklarını düşündü. Onun bu derin acısına dayanamayan Rahmet Peygamberi sallallahü aleyhi ve sellem Efendimiz Hamne’yi tesellî sadedinde şu iltifatta bulundu:

“Hiç şüphesiz kadının yanında beyinin ayrı bir yeri vardır. Kadınlarda kocalarına karşı ayrı bir bağlılık vardır. Hamne dayısının, kardeşinin, ölümüne dayanabildi. Fakat kocasının vefatını duyunca metânetini koruyamadı” buyurdu. (Huzur Pınarı Mail Grubu)

    

Gül Bahçesinden Bir Demet - 110

328. (Mü’min olan kimse, büyük günâhın meydâna gelmesine sebeb olmak korkusundan, küçük günâhı terk eder.) [Mektûbât-ı Ma’sûmiyye c.2 m.112; Kıymetsiz Yazılar]

329. (İslâmiyyete uyan kadın, Cennet ni’metlerindendir. Nefsine uyan kadın şerdir.) [Müsâmerat; İngiliz Ca’sûsunun İ’tirafları s.57] Muhyiddîn-i Arabî "rahmetullahi aleyh" hazretleri, (Müsâmerât) kitâbının birinci cildinde, bu hadîs-i şerîfi îzâh etmekdedir. Bütün dünyâ kadınları, islâm dîninin kendilerine verdiği kıymeti, râhatı, huzûru, hürriyyeti ve boşanma hakkına mâlik olduklarını bilmiş olsalar, hemen müslümân olurlar ve islâmiyyetin her memlekete yayılması için çalışırlar. Fakat, ne yazık ki, bu hakîkatleri anlıyamıyorlar. Allahü teâlâ, bütün insanlara, islâm dîninin ışıklı yolunu, doğru olarak öğrenmek nasîb eylesin!

330. (Yâ Alî! Kerâmet, günâhlardan geçmekdir [günâhları terk etmekdir].) [Menâkıb-ı Çihâr Yâr-i Güzîn s.338]

(Huzur Pınarı Mail Grubu)

    

HERKESE LÂZIM OLAN ÎMÂN

(Herkese Lâzım Olan Îmân) kitâbı dört kısımdan meydâna gelmiştir:

I. kısım; Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin (İ’tikâdnâme) kitâbının tercemesidir. (Hadîs-i Cibrîl) adı verilen; islâmın beş şartını ve îmânın altı şartını anlatan bir hadîs-i şerîfin açıklamasıdır. Ayrıca Şerefüddîn Yahyâ Münîrinin iki mektûbu, Allahü teâlâ vardır, birdir, konuları vardır.

II. kısım; (Müslimânlık ve Hıristiyanlık) kitâbıdır. Burada Peygamberler, kitâblar, dinler, (Yehûdîlik, hıristiyanlık ve islâmiyyet) hakkında bilgi verilmekde, Hakîkî bir müslimân olmanın şartları açıklanmakda, müslimânlığa hayran olanların sözleri ile, (42) tane başka din mensûbu iken islâmiyyeti seçen zâtların hayâtları anlatılmakdadır.

III. kısım; (Kur’ân-ı Kerîm ve Bugünkü Tevrât ve İncîller) kitâbıdır. Burada, bugünkü Tevrât ve İncîller hakkında bilgi verilmekde, Kitâb-ı Mukaddesdeki hatâlar îzâh edilmekde, Kur’ân-ı Kerîmin son ve değişmiyen kitâb olduğu ilmî olarak anlatılmakdadır. Ayrıca Muhammed aleyhisselâmın mu’cîzeleri, fazîletleri, güzel ahlâk ve âdetleri anlatılmakdadır.

IV. kısım; (İslâm Dîni ve Diğer Dinler) kitâbıdır. Burada islâm dîninin vahşet dîni olmadığı, hakîkî müslimânın câhil olmadığı, ilkel dinler, semâvî dinler, islâmiyyetde felsefe olamıyacağı konuları açıklanmakdadır.

      

SEYYİD ABDÜLHAKÎM-İ ARVÂSÎ
"KUDDİSE SİRRUH"

Seyyid Abdülhakîm Efendi “kuddise sirruh”, dört mezhebin inceliklerine, evliyâlığın yüksekliklerine vâkıf idi. Üniversite mensupları, fen ve devlet adamları, çözülemez sandıkları güç bilgileri sormaya gelir, sohbetinde, dersinde bir saat kadar oturunca, cevâbını alır, sormaya lüzum kalmadan, o bilgi ile doymuş olarak geri dönerdi. Teveccühünü, sevgisini kazananlar, sayısız kerâmetler görürdü. Çok mütevâzi, pek alçak gönüllü idi. Ben dediği hiç işitilmemişti. İslâm âlimlerinin adı geçtiği zaman, (Bizler o büyüklerin yanında hâzır olsak sorulmayız, gâib olsak aranmayız. Bizler o büyüklerin yazılarını anlayamayız. Ancak bereketlenmek için okuruz.) buyururdu. Halbuki kendisi bu bilgilerin mütehassısı idi.



HuseyinHilmiIsik.com
Hayatı Hakkında
Yayınlanan Mailler
Abdulhakim-i Arvasi
Hazretleri
Şiirler
Kabir Resimleri
Eserleri
Silsile-i Aliyye
Büyükleri (Video)

Sual: Hüseyin Hilmi Işık Hazretleri hakkında bilgi verir misiniz?

Cevap:
Sesli cevabı dinlemek için tıklayınız






Suriye Ziyaretleri (Video)







Caliyet-ül Ekdar
(Sesli)




Caliyet-ül Ekdar
(Arabî orijinali, PDF)




Üye Ol
Mail Grubumuz
Hakkında
Huzur Pınarı
Yahoo Group
Huzur Pınarı
Google Group
Yayınlanan Mail Arşivi
(Yahoo Groups)
Yayınlanan Mail Arşivi
(Tamamı PDF olarak)

Huzur Pınarı
Hakkında
Çocuklar için:
CocukPinari.com
Sitemiz Anasayfa
Yazıları Arşivi
Sitemize Reklam
Vermek İster misiniz?
Sitemizi Arkadaşınıza
Tavsiye Edin
Bügünkü Günlük
Yazıları Yazdır
Bügünkü Yazıları
Arkadaşına Gönder

Namaz Vakitleri



Kur'ân-ı kerîm okumak ve dinlemek için tıklayınız




Kuran-ı Kerim öğreniyorum
(Sesli Elifba)




Kuran-ı Kerim Tefsiri




Türkiye Takvimi




Dünya Şehirleri için
Namaz Vakitleri




İNSAN ve TOPLUM
(Sohbet, Gönül Bahçesi, Hikmetler, Menkıbeler)
DİZİ YAZILAR
(İz Bırakanlar, İstikamet, Meşhuların Son Sözleri, Gönül Pınarı)




Tam İlmihâl
Se'âdet-i Ebediyye (mp3)




Namaz sureleri ve duaları
(Yazılı ve sesli)






TGRT FM
Yayın arşivi






Sesli Yayınlar
(Sevgili Peygamberim
Rehber İnsanlar Serisi
Tarih Serisi, Çocuk Serisi
Alo Bilgi 1-12
Mehter Marşları)



Sitemizdeki bilgiler orjinaline sadık kalmak ve kaynak göstermek şartıyla kopyalanabilir.  Tavsiye Et
 İrtibat